Anasayfa » Uncategorized » Vücudumuzda Sistemler

Vücudumuzda Sistemler

 

A. İSKELETİMİZ

İnsanda kemik çatıya iskelet denir. İskelet çadırda demir üçgen prizmayı, insan modelinde tığın görevini yapar.

 İskeletin görevleri:

*  Kas sistemi ile birlikte vücudun hareketini sağlar.

*  Vücuda  desteklik ve sertlik verir.

*  İç organları korur.

* Kaslara ve iç organlara tutunma yüzeyi oluşturur

* Vücudun gereksinimi olan bazı mineralleri (kalsiyum, fosfor, magnezyum ve potasyum) depo eder.

* Kan hücrelerini üretir.

 

İnsanda iskelet kemiklerden oluşur. Kemiklerin uçlarında kıkırdak bulunur. Kemikler eklemlerle birbirine bağlanır. Sırasıyla bu yapıları inceleyelim.

 

1. Kemik Yapısı ve Çeşitleri

       Kemik hücreleri ve ara maddesinden oluşur. Kemikte protein ve mineraller yer alır. Mineral bakımından yetersiz beslenen bir insanın kemikleri yeterince sertleşemez.

İnsan iskeletinde, yapı yönünden uzun, kısa ve yassı olmak üzere üç tip kemik vardır:

a. Uzun Kemik: Boyu eninden büyük olan kemiklerdir. Örnek: Pazı, uyluk, ön kol, dirsek, baldır ve kaval kemikleri.

b. Yassı Kemik: Eni boyundan uzun olan kemik-lerdir. Örnek: Kafatası, göğüs, kaburga, kürek ve

kalça kemikleri.

c. Kısa Kemik: Eni ve boyu yaklaşık eşit olan kemiklerdir. Örnek: El ve ayaktaki parmak kemik-leri, omurlar.

Kemiğin dışını saran kemik zarı, kemiğin dış etki-lerden korunup onarılmasını sağlar. Kırılan kemi-ğin onarımı kemik zarını oluşturan hücrelerin bö-lünmesiyle sağlanır. Kemiğin boyuna büyümesi de canlının boyunun uzamasını sağlar. Kemiğin enine kesitinde parlak sıkı ve süngerimsi olmak üzere iki çeşit kemik bulunur. Sert kemik pürüz-süzdür. Kemiğe dayanıklılık verir. İçindeki özel kananllarda kılcaldamar ve sinirler bulunur. Bu sa-yede kemiğin beslenmesini sağlar. Uzun kemik-lerin baş kısmında sünger görüntüsünde boşluk-ları olan süngerimsi kemik doku bulunur. Sün-gerimsi kemik kırmızı ilik içerir ve kan hücrelerini üretir

Kemiklerin birleştiği yerlerde de hareket sırasında birbirine sürtünüp aşınmayı önlemek için kıkırdak yapı bulunur. Kıkırdak kemiğe göre daha yumuşak olduğundan aşınmayı önler. Boyun uzaması bu noktalarda gerçekleşir.

Ergenlik sonucunda kıkırdak yapı kemikleşir ve büyüme durur. Kemikler doğduktan sonra uzamaya başlar, ergenliğin sonunda ise uzaması durur. Bu nedenle 6. sınıfta kız arkadaşlarından kısa olan bir erkek,  lise çağında ondan çok daha uzun olabilir.

Kol ve bacak kemiklerinin ortadan kırılma olasılığı yüksek olduğundan sağlam ve darbelere dayanıklı sert kemikle korunur. Oysa baş kısımlarında gözenekli ve boşluklu yapıda süngerimsi kemik yer alır.

Yeni doğmuş bir bebeğin iskeletinin çoğunu kıkırdak oluşturur. Bu nedenle iskelet yumuşaktır. Başını dik tutamaz ve yürüyemez. Zamanla kemikleşen iskelet daha dayanıklı hale gelir.

İnsan vücudunda toplam 206 kemik bulunur. Bunların yarısından fazlası el ve ayaklarımızda yer alır.

 

2. Kemikler Birbirine Nasıl Bağlanır?

Eğer iskeletimiz bütün halinde kemikten oluşsaydı hareket edebilir miydik? Dizlerinizi bükmeden yürüyebilir misiniz? Elbette yürüyemezsiniz çünkü bacağı hareket ettirmek için dizden bükülmesi gerekir. İşte eklemin görevi tam bu noktada ortaya çıkar. Eklem, iki kemiği bağlayıp aralarında çeşitli açılar oluşturarak hareketini sağlar.

 İki ya da daha çok kemiğin birbirine bağlanmasını sağlayan yapılar eklemlerdir. Hareket ye­teneklerine göre oynamaz, yarı oynar ve oynar eklem olmak üzere üç çeşit eklem bulunur.

a. Oynamaz Eklemler: Kemikler birbirine çok sıkı bağlantı yaptığından hareket etmezler. Ör-nek: Kafatası, yüz kemikleri (alt çene kemiği hariç).

b. Yarı Oynar Eklemler: Eklem yapan iki kemik arasında kıkırdak yastıklar bulunur. Hareket sınır-  lıdır. Örnek: Boyun, sırt, bel omurları.

c. Oynar Eklemler:Hareket yeteneği en fazla olan eklemlerdir. Kemiklerin eklem yapan yüzeyleri kıkırdakla örtülüdür (eklem kıkırdağı). Eklemleşen kemiklerin uçları ortak bir kapsülle kaplanmıştır (eklem kapsülü). Kapsülün iç kısmında eklem sıvısı bulunur. Eklem sıvısı kayganlık sağlayarak eklem yüzeyindeki aşınmayı önler. Örnek: Kürek kemiği ile kol kemiği arasındaki eklem;kalça kemiği ile uyluk kemiği arasındaki eklem; uyluk kemiği ile kaval kemiği arasındaki diz kapağı eklemi.

B. KASLARIMIZ

Kemik ve Eklemler Hareket Etmek İçin Yeterli midir?

Vücudumuzun hareketi ve iç organların çalışması kaslarla sağlanır.

 

 

Kaslar;

Vücut ve organlarımızın hareketini sağ- lar.

Konuşmamıza yardımcı olan dilimiz de kas dokudan oluşmuştur.

Soluk alışverişimizde görevli diyafram da            kastan yapılmıştır.

Doğum olayında da görevlidir.

Kanın vücut içine pompalanmasında ve         vücutta dolaşmasında görevlidir.

1. Kalp kası

    Kalp kası genel olarak hem düz kasa, hem is-kelet kasına benzese de bazı ayırıcı özelliklere sahiptir.

    Yapı olarak çizgili olup, isteğimiz dışında çalı-şır.

Oksijenli solunum yapar ve yorulmaz.

     Kasılmasıyla vücuda kan pompalar. Bu sayede arkadan gelen kan öndekini iter ve kirli kan  yeniden kalbe taşınır.

2. Düz kaslar

  Yavaş hareket eder ve yorulmazlar.

  Yalnız oksijenli solunum yaparlar.

  İsteğimiz dışında çalışırlar.

  Mide, damarların çeperleri, yemek ve soluk borusunda bulunur.

  Beyaz renklidir.

3. Çizgili kaslarİsteğimizle çalışır, hızlı kasılıp gevşer.

İskelete bağlı kaslardır.

Kasların uçlarında, kemiklere tutunmasını sağ-layan, beyaz renkli sağlam yapılı tendonlar var-dır.

Kasılarak çalışmasını sağlayan orta kısımları kırmızı renklidir.

Oksijenli ve oksijensiz solunum (kas etkinliği artınca) yapar.

Fazla çalıştıklarında yorulurlar.

 

 İskeletimizi hareket ettiren kol ve bacak kemiklerine bağlı bir çift kas bulunur. Bu kaslar birbirine zıt çalışır. Biri kasılınca diğeri gevşer. Bu sayede eklem bükülür ve kemik hareket eder.

 Ayakta dik durmamızı ise diz ekleminin bükülmemesi ve bacaklarımızdaki kasların birlikte kasılması sağlar.

 

II. DOLAŞIM SİSTEMİ

 

Bir tarlanın sulanması için su bir yerden verilip öyle bırakılırsa bazı yerler aşırı su alıp diğer yerler kuru kalabilir. Oysa suyun verildiği yerden başlayarak küçük su yolları açıldığında suyun hareketi kolaylaşır.

 

İnsanda da bağırsaklardan emilen besinin ve akciğerlerden alınan oksijenin dokulara taşınması benzer şekilde kan damarlarından kanla sağlanır. Canlılarda besin ve oksijenin hücrelere, hücrelerde oluşan atık maddelerin ilgili organa taşınması dolaşım sistemiyle sağlanır. Dolaşım sistemi, taşıma sıvısı kan, kanı pompalayan kalp ve kanı taşıyan damarlardan oluşur.

 

 

A. Kalp Kanı Pompalayan Bir Pompa mıdır?

Kalbin sağ tarafında kirli kan (kar-bondioksit oranı yüksek kan), sol ta-rafında temiz kan (oksijen oranı yüksek kan) bulunur. Kalpte temiz ve kirli kan nasıl karışmıyor?Kalp açıldığında dört odacık görülür. Bu odacıklardan üst taraftakiler sağ ve sol kulakçık, alt taraftakiler sağ ve sol karın-cık olarak adlandırılır. Kalbin sağ ve sol tarafındaki kanların karışması odacıkları ayıran zarla engellenir. Kulakçıklarla ka-rıncıklar arasında da tek yöne açılan ka-pakçıklar bulunur.Bu sayede karıncıklar kasıldığında içindeki kanın kulakçıklara geri dönüşü engellenir. Kan bir yönde (ku-lakçıktan karıncığa oradan da atarda-marlara) hareket etmiş olur.

 

Kulakçıklar kasılınca

Karıncıklar kasılınca

 Karıncık gevşeme durumda.  Kulakçıklar gevşeme durumunda.
 Kan karıncıklara dolar.  Kalpten çıkan atardamarlara kan pompalanır.
 Kulakçıklarla karıncıklar arasındaki kapakçıklar açıktır.  Kulakçıklarla karıncıklar arasındaki kapakçıklar kapanır
  Toplardamarlardan kalbe kan gelir.

B. Kalpten Pompalanan Kan Vücuda Hangi Yapılarla Taşınır?

İnsanlarda kan kapalı bir sistem olan damarlar içinde dolaşır. Damar zarar görmediği sürece kan damar dışına çıkmaz.

İnsanın dolaşım sisteminde üç tip damar vardır:

 

1. Atardamar: Kanı kalpten diğer organlara ta-şıyan, kalbin karıncıklarından çıkan damarlardır.Akciğer atardamarı dışında temiz kan taşır.

 

2. Toplardamar: Vücuttan toplanan kirli kanı kalbin kulakçıklarına getiren damarlardır. İçinde-ki kanın akış yönü organlardan kalbe doğrudur. Akciğer toplardamarı dışında kirli kan taşır.

 

3. Kılcaldamar: Atardamarlar ile toplardamarlar arasındadır. Kan ile doku hücreleri arasında besin, gaz ve metabolizma artıklarının alışve-rişini sağlar.

Vücudumuzda kan:

Kalp=>  atardamarlar ==> kılcaldamarlar ==> toplardamarlar==>kalp yolunu izler.

 

Atardamarlar kalpten basınçla pompalanan kanı taşıdığından içindeki kanın basıncı toplarda-mardan daha fazladır.

İnsan vücudunda küçük ve büyük olmak üzere iki tür dolaşım vardır.

Küçük Dolaşım:

Sağ karıncık ==> Akciğer atardamarı ==> Akciğer kılcalları ==> Akciğer toplardamarı ==> Sol kulakçık yolunu izler.

Küçük kan dolaşımının amacı, kalpteki kirli kanı akciğere götürüp, burada temizlenen kanı yeniden kalbe taşımaktır.

Büyük Dolaşım:

Sol karıncık ==> Ana atardamar (Aort) ==> Vücut kılcalları ==> Üst ve alt ana toplardamarı ==> Sağ kulakçık yolunu izler.

Büyük dolaşımın amacı, kalpteki oksijence zen-gin kanı, vücuttaki organ ve dokulara gönde-rip, oradaki kirlenmiş kanı yeniden kalbe taşı-maktır.

C. Vücudumuzun Taşıma Sıvısı Kan mıdır?

Bir yerinizi kestiğinizde veya düştüğünüzde yaralanan bölümden dışarı akan kırmızı sıvı nedir?

Hayvanlarda besin, artık maddeler ve solunum gazları (oksijen ve karbondioksit) hücrelere do-laşım sıvısı (kan) ile taşınır.  Kan, plazma  (sıvı kısmı) ve hücrelerden  oluşmuştur.

Kanın Görevleri

Besinleri, hormonları ve oksijeni hücrelere taşır, hücrelerde metabolizma sonucu oluşan karbondioksiti ve artık maddeleri vücuttan uzaklaştırır.

Vücuttaki su miktarını  ve vücut sıcaklığını düzenler. Bu şekilde iç ortamın dengesinin sabit tutulması sağlanmış olur.

Vücuda giren yabancı maddeler ile mikropları, kanda bulunan antikorlar ve akyuvarlarla zararsız duruma getirir.

Yaralanma durumunda kanın pıhtılaşması ile kan kaybını önler.

İnsandan kan alınıp bir deney tüpüne konulduktan sonra bir süre bekletildiğinde kan hücrelerinin tüpün alt kısmına çöktüğü, üstte ise sarı renkli bir sıvı kaldığı gözlenir. Üstte kalan kanın sıvı kısmına plazma denir.Plazmanın büyük çoğunluğu sudur. Ayrıca mine-raller, oksijen, karbondioksitgibi çözünmüş gazlar, hormonlar ve küçük besinler (sindirilmiş) bulunur.

Kan hücreleri nelerdir? Görevleri nelerdir?

1. Alyuvarlar

*  Solunum gazlarının (oksijen ve karbondioksitin) taşınmasında görevlidir.

Memelilerde olgunlaşmış alyuvarlar çekirdek-lerini yitirir. Bu sayede daha fazla oksijen ve karbondioksit taşınır.

İnsanda alyuvarlar kırmızı kemik iliğinden olu-şur.

Alyuvarların temel yapısını hemoglobin oluş-turur. Hemoglobin kana kırmızı renk verir ve oksijeni taşır.

*  Büyük olduklarından damar dışına çıkamazlar

2. AkyuvarlarVücudu hastalık yapan organizmalara karşı korur bazıları mikropları yer, bazıları antikor de-nilen proteinler üretir.

Çekirdekli hücreler olup kan plazması içinde aktif olarak hareket edebilirler. Bu sayede mikroba doğru hareket edebilirler.

Hemoglobin  taşımadıkları için renksizdirler.

Akyuvarlar, kırmızı kemik iliğinde ve  lenf düğümlerinde (bademcik gibi) üretilir.

Yaralanan bölümden, önce biraz kan akar, sonra kan yoğunlaşır ve akmaz. Birkaç gün sonra bu bölgede  kabuk oluşur. Kabuk düşünce altından yenilenmiş deri çıkar. Bu olayda görevli yapılar ne-lerdir?

3. Kan pulcukları

*  Kan damar dışına çıktığında pıhtılaşmasında görevlidir.

*Kan plazması içinde, kanın en küçük ve çe-kirdeksiz elemanlarıdır.

*Kırmızı kemik iliğindeki hücrelerin parçalanma-sıyla oluşurlar. Hücre olarak kabul edilmezler.

Kan alışverişi: Aynı kan grubuna ait bireyler arasında kan alışverişi güvenle yapılabilir. Farklı kan grubuna ait bireyler arasında kan alışverişi yapılırken alyuvarındaki protein ile plazmasındaki antikorlara bakılır. 0 kan grubu hiç protein bulundurmadığından bütün gruplara kan verebilir. Bundan dolayı 0 kan grubuna genel verici denir. AB kan grubu ise plazmasında hiç antikor bulun-madığından bütün gruplardan kan alabilir. Bu özelliğinden dolayı AB kan grubuna genel alıcı denir.

Rh Sistemi: Alyuvarda A ve B proteinlerinden başka Rh olarak adlandırılan bir protein daha vardırBir kişinin alyuvarlarında Rh proteini varsa Rh(+),  yoksa Rh(–) kan grupludur.

Sağlıklı, erişkin bir insanın kan damarlarında ortalama 25 milyar kırmızı kan hücresi (alyuvar) dolaşıyor. Bu da 1 litre kanda yaklaşık 5 milyar kırmızı kan hücresine karşılık geliyor. Her gün bunlardan 25 milyonu (yani yaklaşık %1’i) ölerek yenileniyor. Yani 1 saniyede 300.000 kadar kırmızı kan hücremizi yitiyoruz. Tek bir kırmızı kan hücresinin bütün vücudumuzu dolaşması 20 saniyeden daha kısa sürüyor.

Kanda vücut için yararlı besin maddelerinin, oksijen ve karbondioksitin bulunduğunu, bu yapıların doku hücrelerine kadar kanla taşındığını anlattık.

Peki bu maddeler kan damarlarından dışa-rıya nasıl çıkıyor?

Organlarımız kılcaldamarlarla sarılıdır. Kıl-caldamarlar ince yapılı olduğundan kanda bulunan küçük yapılı besinlerle oksijen, su ve akyuvarlar damar çeperinden dışarı çı-kabilir. Damardan dışarı çıkabilen sıvı ve organlarda oluşan atık maddelerin bir bö-lümü tekrar damarlara dönerken sıvının bir bölümü organlar arasında birikir. Lenf da-marları biriken bu doku sıvısının fazlasını toplayıp yeniden dolaşıma katılmasını sağ-lar. Bu sayede dokular arasında sıvı birikimi yani ödem önlenir. Ayrıca lenf sistemi ak-yuvar üreterek hastalıklarla mücadeleyi ko-laylaştırır. Bademciklerimiz de hastalıklarla mücadelemizi kolaylaştıran organlarımızdır.

Vücudumuzun Mikroplara Karşı Korunması

Virüs ve bakteriler vücuda girdiğinde çeşitli hastalıklara yol açar. Bu hastalıklara karşı direnç, bağışıklık sistemiyle sağlanır. Bağışıklık sistemi mikropların yayılmasını önler ve onları etkisiz hale getirmek için çalışır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*


7 × = yedi

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>